20 Mart 2010 Cumartesi

merhabalar

arkadaşlar herkese merhaba. ben kurucu muhabirlerden ''demir bilek''. bu size ilk yazım olacak, sizi facebook'tan takip ediyorum ulaşırsanız sevinirim!!

ilk yazımda -gördüm ki çok şikayet maili atılmış- okulun genelinde dikkati çeken, herkesin bildiği takma ismini yazdığımda bir saniye bile düşünmeyeceğiniz bir öğretmenimiz hakkında konuşacağım.

sayın t.t.k.!!

malum havalar bir soğudu bir ısındı, eh pek nazik boğazlı bir öğretmenimiz olsa gerek ki sürekli yoruluyor ses telleri ve bize ders anlatamayacak hale geliyor!!
ne garip acaba kız arkadaşlarımızın eteklerine karışırken ya da nöbetçi olupta tabir yerindeyse 'alakasız saçma salak' sorular sorarken boğazları acımıyor mu?

bir arkadaşımız demiş ki ''okulumuzda bu kadar önemli bir derste sürekli es geçiliyor, sürekli kitap okuma saati vs yapılıyor. kimin hangi marka giydiği neler yaptığı tartışılıyor.''
lütfen arkadaşlar, suçlamayalım, hocamızın hiç bir şekilde kendini düşündüğü yok!! o tamamen bu güzel derste bizim bol bol eğlenmemiz, rahatlamamız için böyle konulardan bahsediyor! yoksa ders tabi ki işler, her şey bizim için!! (!)

diyorumki, bir el mi atsak bu işe?
ne dersiniz?

fikirlerinizi bekliyorum!!


saygılar -yeni muhabiriniz ''demir bilek''

19 Mart 2010 Cuma




merhaba dostlar


aslında bugün pek yazasım yoktu ancak uçan spagetti canavarının beni korumasını dileyen bir arkadaş sağolsun yazasım geldi



efendim geçtiğimiz günlerde bir basketbol maçı oldu okulumuzda...


kavga gürültü o ona küfür etmiş bu ötekini itmiş filan! noluyor yahu! kendimize gelelim dostlarım...


kavga hoş bir şey değil!!!


lütfen rica ediyorum...

değerli S.T.'nin bir lafına bir kaç kere şahit oldum... ceketini pantolonunun içine sok!

efendim bu ne demektir? gömleğini deseniz anlayacağımız, ceketini git deseniz anlayacağım, bu kelime hatasını 1 kere yapsanız yine anlayacağım ama anlayamıyorum... üstadım bana ayrıntılı bir rapor ile bunun anlamını yollar mısınız meraktan çatlayacağım...

12.sınıflarımıza şimdiden başarılar dilerim!

bize yazın!

16 Mart 2010 Salı




insanlar için yaratmış Tanrı hüznü... gittiğini öğrendiğimiz gün anladığımız gibi... zaman akıp gidiyor... tarih 17.03.2010 olmuş kardeşim... 1 sene olmuş senin o alaycı gülüşünü görmeyeli...
zaman geçiyor orada nasıl gider bilmiyorum ama burada kolay olmuyor...
Anıl Pekyılmaz...
dostları olarak biz 1 senedir yasını içimizde tutuyoruz... kırdık, döktük , üzüldük,ağladık... geçiyor zaman... burdan muhabirler adına tüm Çankaya Anadolu Lisesi'ne başsağlığı diliyorum...
dostlarım söylenecek başka söz yok...
Anıl umarım orada huzurlusundur...
hepimizin başısağolsun....

13 Mart 2010 Cumartesi


haksız mıyım be üstadım? nankörlük kötü şey değil midir? yani birileri uğruna bir şeyler yapmak ve üstüne bunları beğendiğini iddia ettikten sonra başka yerlerde başka kişileri seni kötülemek?
üstadım pire için yorgan yakılmazmış biz caldanroportajlar.blogspot.com ve caldanroportajlar2.blogcu.com yazarları olan muhabirler olarak yazılarımıza devam edeceğiz.
okumaya değer görenler okumaya devam ederler buna değer görmeyenler okumazlar. gerekli eleştiriyi kendi aralarında yapabilirler.. ancak ağır olduğunu ve fazla kaçtığını düşünülen yazıları ya da yanlış yansıtıldığını düşünülen yazılar için ise bir çok değerli okuyucumuz gibi facebook üzerinden mesaj atabilir ya da tanıdığınız muhabirlerle irtibata geçebilirsiniz. unutmadan ekleyeyim dostlarım her sınıftan bir muhabir çıkarma girişimi içerisindeyiz bize destek verebilecek herkes bizimle irtibata geçsin.
sevgilerle.
bize yazmaya devam edin muhabir sayımız herkese inat gittikçe artmaktadır!!!

5 Mart 2010 Cuma








ahh aahhh nedir bu matematik hocalarından çektiklerimiz!!!




değerli öğretmenimiz Ö.F.K. kadar kibirli bir insan görmedim efendim.... gördüklerime ve anlatılanlara dayanarak bunu söylüyorum..




efendim bilmek ayrı bir şeydir evet biliyorsunuz değerli Ö.F.K. ancak unutmayınız biz bilmiyoruz sizin göreviniz bize öğretmek her sorduğumuz soruyla dalga geçmek değil! efendim bu kibirle nereye kadar bilmiyorum... son duyduğuma göre bir sınıfta bir kaç öğrenciyi sınavında zor sormakla tehtid etmiş ve bununla eğlenmiş... efendim öğrenciler olarak biz sizi tehtid etmeyelim dikkat ediniz...




öğretmenlik vazifenizi yerinize getiriniz kafidir diyor bu konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum... öğrenciler olarak bizim sizden tek talebimiz bize öğretin yeter !!!






değerli kardeşlerim en sevmediğim şey tembellik ve sorumsuzluktur!


öğrenci ya da öğretmen farketmez!!


burdaki yazımı değerli bir arkadaşımın ısrarları üzerine yazıyorum aslında sen yaz dedim ama beceremeyeceğini iddia etti.. kendine güven muhabir ol diyor ona ve konuya giriş yapıyorum!


efendim okulumuzun comenius projesini duymuşsunuzdur.... bir grup öğrenci Almanya'ya gidecek ve proje kapsamında yapacakları çalışmalara sunacaklar... bu işi üstlenen 3 öğretmenimiz bulunmaktadır.. bunlar almanca hocalarımız değerli H.H. , N.Y. ve S.E. efendim H.H. ve N.Y. her cuma akşamı tiyatro çalışması için çıkışta okulda kalıyor ve görevlerini yapıyorlar.. geriye ise roportaj, soru hazırlama tarzı işlere ise S.E. bakıyor imiş... buraya kadar her şey normal değil mi??


değerli S.T. ye yakınlığıyla tanınan S.E. kendi görevini pek üstlenmiyor tüm işlere kendilerine "ihtiyarlar" diye seslenen emektar hocalarımız H.H. ve N.Y. koşturuyor imiş... efendim ne güzel şey bu değil mi? üzerine S.E. tüm olayın kendi üzerinden döndüğünü başvuru filan yaptığını iddia ediyor imiş... aman aman ne çok iş yaptınız yorulmayın..!!!


efendim sorumsuzluk ve kibirle birleşen tembellik böyle bir şey!!!


değerli hocalarımız H.H. ve N.Y. arkadaşlarımın bana aktardığına göre kendinize ihtiyar diyormuşsunuz, efendim siz tiyatro çalışmalarına mazeretsiz gelmeyen, hiç bir sorumluluk almayan öğrencilerinizden ve kibirli kibirli dolaşıp herkese bağırıp "seni komenyustan atarım" deyip comenius adına hiçbir iş yapmayan S.E.'den daha genç ve dinçsiniz efendim!! size saygılarımı sunuyorum her ne kadar pek tanışmışlığımız ve konuşmuşluğumuz olmasa da!


ellerinizden öperim gençler sizi örnek alsın diyorum!

değerli F.K. nasılsın ? iyi misin inşallah? sağda solda millete raporlarınız kabul etmem üleynn tarzında geziyormuşsun... noldu balıkların huzur vermiyor mu artık?

ya bu idareci çipi nasıl bir şeydir ki insan kendini dünyanın hakimi gibi hissediyor?? efendim o kadar sene tıp okumuş doktorun yazdığı raporu siz niye kabul etmiyorsun? coğrafyanız mı şaştı noldu? balıklara bakın balıklara! mirror of the çalında dediği gibi aman dikkat edin efendim ava giden avlanır !

bize yazın yayımlayalım...

caldanroportajlar2.blogcu.com!!! sizden gelen yazılar burda!!!

4 Mart 2010 Perşembe


efendim tekrar tekrar merhaba ! yeni muhabir arkadaşlarımıza merhaba dediniz mi?? sonunda yazan birileri çıktı yani !


efendim yeni muhabirlerimizden mirror of the Ç.A.L. , dipsy ve anarko sizlerle! yazılarını beğendim her birinin ayrı bir tarzı var ve okuyucuyu çekiyorlar! siz daha okumadınız mı??? caldanroportajlar2.blogcu.com sizi bekliyor o zaman!!!