
Yeniden merhaba genç dostlar! cem karaca'nın da dediği gibi mehaba gençler ve daima genç kalanlar!
simdiokulluolduk.blogspot.com bir kaç çalışma yapan bir arkadaşım vardı daha önceden. hepiniz bilirsiniz zaten. o arkadaşımız henüz yemek yapamadıklarını iddia eden bir kaç sayın öğretmenimiz için yemek tarifleriyle bizi aydınlatmaya karar verdi.
bizde boşalan bu işi dolduralım hemen dedik!
biz muhabir gençler okula adımımızı atar atmaz bizi kapıda kendine güvenlik diyen bir insan karşıladı. bizimle konuşmayı reddediyordu şaşırdık. daha önce böyle bir sorun olmamıştı oysaki....içeriye girmemize izin verdi ve biz hemen ilk yakaladığımız öğretmenle röportaj yapmaya karar verdik, ancak bizimle konuşmadan hemen uzaklaştı! noluyordu burda böyle?
hemen bir öğrenciyi yakaladık ve sorduk noluyor burda neden kimseyle konuşamıyoruz diye. bizi kimsenin göremediği bir yerde şunları fısıldadı:
" idareci insanlar bundan önceki yazılardan dolayı röportaj verilmesini yasakladı. artık hiçbir öğretmenle konuşamazsınız üzerlerinde bir baskı var. gitmem gerekiyor buraya doğru gelenler var."
sonra gitti...
anlamıştık olayı kimse bizimle röportaj vermeyecekti... ama biz aldığımız bu görevi yapmaya kararlıydık.... işimiz zordu doğrusu...
artık kendi ağzımızdan yazacak ve eleştiricektik! artık ÖZGÜRdük! bundan böyle yazılarımızı biz size hazırlayacağız.. gündemdeki haberleri belirli aralıklarla biz vermeye çalışacağız...
saygılarımızla sevgili dostlar.
16.11.2009
herşey yolunda gidiyor gibi...

öğrendiğimiz üzere haftasonu içinde öğrencilerin ve öğretmenlerin bulunduğu bir grup operaya (AİDA) gitmişler.
kültürel bir etkinliğin okulda olması gayet hoş bir durum. öğrendiğimize göre bir çok öğrenci aralarda sıkılıp kaçmış ya da uyumuş... bu duruma S.C. isimli edebiyat öğretmeni şuna benzer bir yorum yapmış:
" Her şeye blog açıyorlar AİDAyada açsınlar"
evet sayın S.C. biz her şeye blog açıyoruz.
koymuş olduğumuz bu linkteki adreside sizin için hazırladık.
biz gündemimize dönelim... aynı gün içerisinde öğrencilerin kimya ortak sınavı gerçekleşti. S.T. ve ekibi bu durumu öğrenci avı gibi değerlendirip koridorlarda nöbet tuttular.
aldığımız yeni bir habere göre bir grup öğrenci almanyaya gidecekmiş. bu durumu gerçekleştiren Almanca öğretmenlerinden H.H. yoğun bir çabayla pano hazırlama telaşındayken kendisini yakaladık. yanında iki öğrenci ve N.Y. ile son iki derste bir şeyler hazırlama ve okula katkıda bulunmaya çalışan bu grubu pek umursamayan ve işlerini aksatmaya çalışan F.K.nin üzüntülü hali gözümüze çarpmadı değil.
Bu yaşında hala bir şeyler yapmaya çalışan H.H.yi bir yukarı bir aşağı indirerek (üstelik telefonun icadından bu kadar süre sonra, telefonla halledebileceği bir iş için) gayet yorarak antreman yapmasını sağlamıştır.

insanlar bazen insafsız olabiliyorlar. kendisiyle konuşmamızı reddeden F.K. biz odasına girince bizi görmezden geldi ve balıklarını izleyerek huzur aradı...
bugünü pek de önemli bir olay olmadan kapatmış bulunuyoruz. yeni bir günde sizinle olacağız sevgili okurlar..
17.11.2009
Yağmurlu bir salı gününde sizlerle buluşmanın mutluluğu içindeyiz sevgili okurlar. bugün gayet hızlı başladı..
ilk derslerden birinde sayın S.T.nin odasına giden genç bir arkadaşımız tebeşir istemek amacıyla "ceketsiz" gittiğini öğrendik. söylenenlere göre sayın S.T. "ceketsiz, ve kolların kıvrılmış durumda HAMAL gibisin ben sana tebeşir vermem " demiştir. kendilerini burdan kınıyor ve soruyoruz acaba evini taşırken adam yerine koymadığı hamallık mesleğine ihtiyaç duyduğunda napacak??
hamal olmak bir suç ya da utanılacak bir şey midir? işçi hakları diye bir şey vardır! kendisini esefle kınıyoruz ve Türkiye Hamallar Derneğine şikayet ediyoruz ...
aaa hemencecik cevabu geldi THD'den bakınız aşağıdaki resmi göndermişler xD
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder