
şimdi size gelen bir e-postayı yansıtmak istiyorum. değerli arkadaşım uygun bir dille yazar mısın demiş tabiki de senin yazında gayet uygundu ancak isimleri ve senin kimliğini sansürlemem gerek bu yüzden kendi ifadelerimde arkadaşımızın bize yolladığı anısını anlatacağım size..
sayın matematik hocamız M.O. dersin bitimine kaç dakika kaldığını öğrenmek amacıyla ( ki zaten bir eziyet olan dersin bir an önce bitmesini istemesi gayet normal) telefonunun saatine bakmış ve bunun üzerine arkadaşımızın telefonunu alan sayın M.O. telefonu değerli başmuavinimiz S.T. ye götürmüş. sayın S.T. "velin geldi geldi gelmedi telefonu unut" tarzında bir cevap veren arkadaşımızın şehir dışındaki velisinin gelme olsalığı zayıf olduğu için bir arkadaşından rica etmiş ve arkadaşının annesi okula gelip sayın S.T.den telefonu rica etmiş. buraya kadar herşey olağan duruyor değil mi? ya burdan sonra mı? sayın velimiz ağzından yanlışlıkla "telefonu kaptırmak" kelimisini kaçırmış ve bunun üzerine EGOİST hocamız bir öğrenciyi azarlarcasına velimizi azarlamaya kalkmış. bu ne demektir biliyor musunuz arkadaşlar? okulumuz bir nazi kampına çevrilmeye çalışılıyor demektir!!!
sayın S.T. ya haddinizi biliniz ve bir veliye nasıl davranılması gerektiğini öğreniniz ya da biz öğrenciler size haddinizi bildirelim!!
bu kadarı çok fazla artık! şunu anlayınız ki bir öğrenci sizin emir kulunuz değildir! okuldaki hataları düzeltmekten başlayın öncelikle!
hata mı ne hatası dediğinizi duyar gibiyim...
mesela perşembe ve cuma günü günün en soğuk saatinde yani giriş ve ilk ders saatinde yanmayan peteklerin neden daha sonra yandığını ( gün ısınmaya başladıktan sonra) , kantin fiyatlarının diğer okullarla kıyaslandığından neden ortalama 2 kat fark oluştuğunu bize açıklayınız!
öğrencilerin asabını bozmayınız ! öğretmenler öğretmek öğrenciler öğrenmek için bu okuldadır farklı amaçlara sapıtan herkes ( öğrenci ya da öğretmen farketmeden) hedefimiz haline gelecektir!
bizden uyarması...
bize yazmaya ve bizi okumaya devam edin !

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder