24 Aralık 2009 Perşembe

değerli arkadaşlarım uzunca bir süredir yazamıyorum ve bir süre daha yazabileceğimi sanmıyorum.. ancak siz bana gönderdiğiniz e-postalarınızla destek vermeye devam ediniz...

16 Aralık 2009 Çarşamba

değerli arkadaşlarım boykotla ilgili olarak idareyle görüşüldüğüne dair duyumlar aldım. yakın zamanda çözüme ulaşmasını umuyorum...


gelen bir e-postaya yer veriyorum değerli arkadaşlar...

bir arkadaşımız sayın S.T.ye " hocam M. hoca yok mu?" demiş ve S.T. müdür bey demek istedin herhalde diye karşılık vermiş bunun üzerinde öğrenci "evet hocam M. hoca ?" diye karşılık verince S.T. " M. hoca tabiri camide kullanılır burası okul" demiş..

sayın S.T. bir dizi karakterinin zamanında "hoca camide" sloganıyla ünlendiğini hepimiz hatırlıyoruz. bir kaç fark var tabi ordaki öğretmen karakteri herkes tarafından sevilirdi oysa siz sevilmiyorsunuz !

ha ayrıca bakın ben ne buldum?

TDK'nin sitesine giriniz ve "hoca" sözcüğünü aratınız. ben arattım ve karşıma bir çok anlamı çıktı. bunlardan bir tanesi "Öğretmen" bir diğeri ise "Akıl öğreten, öğüt veren kimse"...

yani anlayacağınız HOCA OKULDA! değil mi HOCAM???

11 Aralık 2009 Cuma



değerli arkadaşlarım çok sinirlendim bugün ve çok üzüldüm!






biz kavgaya da karşıyız ! okulumuzda bir arkadaşımıza gayet kaba ve çirkin bir davranışta bulunulmuştur. bir insan sadece acizse bir diğerine vurur ! konuşmayı beceremeyen insanlar yumruklarıyla hareket etmeye başlarlar. derdiniz neydi ya da ne değildi bilmiyorum. kim başlattı kim bitirdi umrumda da değil... bir insanın bir insana şiddet uygulaması kadar kötü bir hareket olamaz! umarım yapılan hatanın farkına vararsınız..








yukarıdaki fotoğraf size neyi anımsatıyor? bana baskı şiddet ve sindirilmeyi...




değerli arkadaşlarım yapmış olduğumuz bir kantin boykotu vardır ve 5 gün içinde gayet başarılı bir şekilde ilerlemiştir. ancak sayın idarecilerimiz bu eylemi durdurmak için bir çok yolu denemektedirler. dışardan yiyecek alışımızı engellemesi için kapıda kendine güvenlik diyen adama talimat vermiş, gelen yiyecekleri sorgular, kantini apaçık desteklemişler.




kantin firmasının sahibi bu gün okuldaydı. S.T. ile görüştü. ve fiyatları indirmeyeceklerini söyledi.. üzerine bir de eleman çıkarıldığını iddia etti...




efendim biz öğrencileri salak mı sandınız? 5 gün süregelmiş boykotta 3 gün boyunca yoğun katılım sağlamayı başarmış bulunuyoruz.. bu süre içerisinde eleman çıkartmak mümkün değildir. hele bir de bize çıkan elemanın kantin firmasında önemli bir yetkili olan isa ismindeki adamın oğlu olduğunu söyleyerek mi?




bu tarz oyunlara gelmeyelim değerli dostlarım... fiyatları 50 kuruş düşürmemek için eleman çıkartmayı göze alabilen kapitalist zihniyetteki insanlarda torpil çok önemlidir. ve çıktığı iddia edilen elemandan ( ki zaten o kendinde en az işi yapan insandı) daha torpilli bir çalışan var mı acaba merak ediyorum?




size de mantıksız geldi değil mi?




oyuna gelmeyelim... taleplerimiz gerçekleşmeden boykotu bırakmıyoruz... !!!




değerli S.T. sana soruyorum ne kadar kuralcısın?? bir erkeğin saçının uzun olup olmadığına karar verebilecek kadar okul yönetmeliğini uygular mısın???
evet uyguluyorsun... her uzun saçlı erkeği tehtid edebiliyorsun mesela....
sorarım sana hiç okul yönetmeliğini okudun mu? ben okudum...
o yöentmelikte erkekler için yazan bölümü yazıyorum iyi oku..
"Okul içinde baş açık, saçlar kısa ve temiz olur. Ense düz ve açık olup, favori, sakal ve bıyık bırakılmaz"
gayet net bir şekilde bu kuralı uyguluyorsun...
şimdi kız öğrenciler için olanını yazıyorum...
"Okul içinde baş açık,saçlar temiz ve düzgün taranmış olup uzun olması halinde örülür veya toplanarak bağlanır."
bir şey dikkatini çekti mi?
bu nasıl bir çelişki sayın S.T. ? kurallar herkes için değil mi? o zaman ya saçını örmeyenede kız ya da bırak saçımızı rahatça uzatabilelim!!!!
bu kuralın konma amacı zaten o dönemde gerçekleşen (erkek öğrencilerle özellikle) bitlenme vs gibi bir olaya önlem almaktır... her birimiz en az sizin kadar temiz bakıyoruz saçlarımıza emin olun!!!
düşün yakamızda sayın S.T. canımıza tak etti artık!!!
bu aralar müdür yardımcımız S.K.'nin daha bir sert havaya girdiğini farkettiniz mi?? ben farkettim.. kendini çok kaptırıyor sanki...
değerli idareciler bizden uyarması... biz öğrenciler olarak sizden güçlüyüz... sabrımızı zorlamayınız...

9 Aralık 2009 Çarşamba

merhaba değerli arkadaşlar!


bugün facebook üzerinden bana ulaşan arkadaşlarımın e-posta yağmuruyla karşılaştım ve bu beni çok mutlu etti!


olması gereken bu! destekleriniz için teşekkür ederim...


gelen e-postalar önceliği gündeme dair olana vereceğim izninizle...







hepinizin bildiği üzere okulumuzda bir kaç arkadaşımızın başlatmış olduğu kantin boykotu devam etmektedir.


bu duruma destek veren bir çok arkadaşımız var. öncelikle onlara teşekkür ediyorum.


efendim bir arkadaşımızın söylediğine göre bugün değerli ingilizce öğretmenimiz A.T. 9.sınıflara girdiği dersinde bu boykot olayına katılmalarını istemediğini söylemiş. sebep olarak ise arkadaşlarımızın henüz daha çok "küçük" olduğunu belirtmiş.


sayın A.T. bizi iyi dinleyiniz! insanları yaşları değil kişilikleri belirler ve her insan gayet açık bir şekilde istediği davranışı sergileyebilir. grupta bir arkadaşımızında dediği gibi "kantinden alışveriş yapmak ne kadar hakkımızsa, yapmamakta o kadar hakkımızdır!" ve siz yapmış olduğumuz bu eylemi engellemeye kalkarsanız karşınızda bizi yani öğrencileri bulursunuz!



aklıma takılan bir noktada şu..


biz öğrencilerin dışardan sipariş vermelerinin yasaklandığını iddia eden arkadaşlarımız var. eğer bu iddianın gerçekliği varsa hergün öğretmenler odasına gelen siparişler ne olacak? ve değerli idareci zihniyeti bizim nerden yemek yeyip yiyemeyeciğimize siz hangi hakla karışabilirsiniz? kantine muhtaç değiliz ve olmayacağız da!


boykot tüm hızıyla devam etmektedir!!!

8 Aralık 2009 Salı



değerli arkadaşlar fotoğraf her şeyi anlatıyor umarım!

olabildiğince kişiye ulaştırın bu haberi!

ÇANKAYA ANADOLU LİSESİ ÖĞRENCİLERİ BOYKOT VAKTİ!

olabildiğince yayalım bunu olabildiğince!!!

ve hatta bu resmi facebook adreslerinizde paylaşarak olabildiğince çok fazla kişiye ulaşalım!

6 Aralık 2009 Pazar



şimdi size gelen bir e-postayı yansıtmak istiyorum. değerli arkadaşım uygun bir dille yazar mısın demiş tabiki de senin yazında gayet uygundu ancak isimleri ve senin kimliğini sansürlemem gerek bu yüzden kendi ifadelerimde arkadaşımızın bize yolladığı anısını anlatacağım size..

sayın matematik hocamız M.O. dersin bitimine kaç dakika kaldığını öğrenmek amacıyla ( ki zaten bir eziyet olan dersin bir an önce bitmesini istemesi gayet normal) telefonunun saatine bakmış ve bunun üzerine arkadaşımızın telefonunu alan sayın M.O. telefonu değerli başmuavinimiz S.T. ye götürmüş. sayın S.T. "velin geldi geldi gelmedi telefonu unut" tarzında bir cevap veren arkadaşımızın şehir dışındaki velisinin gelme olsalığı zayıf olduğu için bir arkadaşından rica etmiş ve arkadaşının annesi okula gelip sayın S.T.den telefonu rica etmiş. buraya kadar herşey olağan duruyor değil mi? ya burdan sonra mı? sayın velimiz ağzından yanlışlıkla "telefonu kaptırmak" kelimisini kaçırmış ve bunun üzerine EGOİST hocamız bir öğrenciyi azarlarcasına velimizi azarlamaya kalkmış. bu ne demektir biliyor musunuz arkadaşlar? okulumuz bir nazi kampına çevrilmeye çalışılıyor demektir!!!

sayın S.T. ya haddinizi biliniz ve bir veliye nasıl davranılması gerektiğini öğreniniz ya da biz öğrenciler size haddinizi bildirelim!!

bu kadarı çok fazla artık! şunu anlayınız ki bir öğrenci sizin emir kulunuz değildir! okuldaki hataları düzeltmekten başlayın öncelikle!

hata mı ne hatası dediğinizi duyar gibiyim...

mesela perşembe ve cuma günü günün en soğuk saatinde yani giriş ve ilk ders saatinde yanmayan peteklerin neden daha sonra yandığını ( gün ısınmaya başladıktan sonra) , kantin fiyatlarının diğer okullarla kıyaslandığından neden ortalama 2 kat fark oluştuğunu bize açıklayınız!

öğrencilerin asabını bozmayınız ! öğretmenler öğretmek öğrenciler öğrenmek için bu okuldadır farklı amaçlara sapıtan herkes ( öğrenci ya da öğretmen farketmeden) hedefimiz haline gelecektir!

bizden uyarması...

bize yazmaya ve bizi okumaya devam edin !

5 Aralık 2009 Cumartesi



merhaba dostlarım yeniden merhaba!




gelen e-postaları değerlendiriyorum bugün gönderen arkadaşlara öncelikle teşekkürler.


sayın coğrafya hocamız N.H.(nam-ı diğer tek boyut) bir sınıfın dersinde "avrupalılar" demek isterken "avrupalılı" demiş ve bu durum gayet komik olmuş. TM sınıfında böyle bir hatayı yaptığı için arkadaşlarımız hemen bu hatasını düzeltmişler, ancak N.H. bundan rahatsızlık duymuş olacak ki "çok mu komik buna bi blog açın" demiş!




siz istersinizde biz yapmaz mıyız?? buyrun açtık!



arkadaşlar hatırlıyor musunuz bilmem kantinimizin lezzetli bir şeyler yaptığı günleri, köftelerin plastik tadı vermediği sandviçlerin içindeki patateslerin daha leziz olduğu, ürünlerin daha temiz ve daha ucuz olduğu günleri...

kantinimizde bu sene içinde bir çok değişiklik oldu ve biz öğrenciler bundan memnun değiliz! üstelik dışarı çıkmamız yasak! hiç dikkat ettiniz mi kapıya bir güvenlik görevlisi dikilip dışarıya çıkışların engellenmesi daha da sertleştikten sonra zaten artmış olan kantin fiyatlarıyla birlikte lezzetinde bozulması ne kadar ilginç değil mi sevgili dostlar?

bir arkadaşım bu durumdan şikayetçi olarak bana e-posta yollamış ve birşeyler yazmamı istemiş. bu arkadaşımız bir grubun sözcüsü olarak bana ulaşmış ve bir karar almışlar ve bende bu kararlarını destekliyorum.

SEVGİLİ ARKADAŞLAR KANTİNİ BOYKOT EDİYORUZ!

desteklerinizle daha uygun lezzetlerle daha uygun fiaytlara ulaşmış bir kantine ulaşmadan kantinden alışveriş yapmayı reddediyoruz! desteklerinizle amacımıza ulaşabiliriz ancak!

bugünlük yazımıza son veriyoruz!

bize yazmaya devam edin!

2 Aralık 2009 Çarşamba

merhabalar sevgili dostlar!




facebook üzerinde okulumuzdan üç arkadaşımızın açmış olduğu Kemalist Gençlik adlı grubu inceleme fırsatı buldum değerli arkadaşlar. grup gerçekten amacı olan bir gruba benziyor. okuldan katılımın az olması beni üzmedi diyemem gerçekten. hala uyumayan her şeyi sindiremeyen ve başkaldırmasını bilen arkadaşlarımızın olması onur verici bir şey!



devam edin sevgili dostlar!








evet arkadaşlar sabah gözümün önünde gerçekleşen bir olayı sizinle paylaşmak istiyorum.


sayın S.T. henüz yeni okula girmiş ve daha montu ve çantası elindeyken bile formunda ! 10.sınıflardan bir arkadaşımızın üzerinde rap ile ilgili kıyafet ya da eşya olduğu iddiasıyla (duyma mesafemde değildi) odasına çağırdı. sanırım sabahları daha bir huysuz oluyor ! yapmayalım sayın S.T. okul bir kışla değildir! birazcık esneklik!!!

sayın F.K. seni unuttun sanma. balıkların nasıl? çıktın mı bunalımdan? geçtiğimiz günlerden birinde bir öğrenciyi azarlıyordun, formuna kavuşuyoruz yeniden yavaş yavaş.. ee ne diyelim maşallah efendim!

11.sınıflardan bir iki arkadaşım trafik dersinin gereksizliğinden yakınıyordu..

"öğrencilerin dersi anlattığı ve kalan öğrencilerin dinlemediği bir dersin varlığı neden önemlidir acaba?? " şeklinde konuşan değerli 11. sınıf arkadaşlarımıza Allah sabır versin efendim.

yazılarınızı bekliyorum dedikçe inadına hiç bir yazı gelmiyor! değerli arkadaşlarım ve sevgili hocalarım burada yayınlanmasını istediğiniz yazıları bana yollayın isminizi belirtmeden yazınızı yazacağım.

bugünlükte yazıma son veriyorum yeniden görüşmek üzere!

29 Kasım 2009 Pazar

merhabalar merhabalar!

bayramın 3.gününde sizlerle olmaktan grur duyuyorum!


okulumuza geçtiğimiz günlerde eski matematik hocamız E.S. uğramış. bu durumu gören 11Cli bir çok arkadaşımız sevgi gösterisinde bulunarak zaten boş olan derslerini terkedip hocamızın yanına gitmişler. ancak işe bakınız ki boş ders doldurmaya gelen alman hocamız sınıfta bir kişiyle karşılaşmış ve tüm sınıfı yok yazmış.. sınıfta kalan tek arkadaşımız konuşamayınca olan olmuş yani.. arkadaşlarımız geçmiş olsun bari E.S.ye kaptırdığınız küpe,hırka,kolye gibi eşyalarınızdan bazılarını geri alabildiniz ? yoksa tamamen yine zararda mısınız??



bildiğiniz üzere çarşamba günü memurlar tarafından iş bırakma eylemi yapıldı. değerli öğretmenlerimiz haklarını aramak üzere yürüdüler..

"bir öğretmen gerçekten iyi bir öğretmense zaten kazanır parasını. devlet iyi öğretmenleri değerlendirir. ya da özel okullar iyi öğretmenlere çuvalla para veriyorlar, iyi bir öğretmense oradan teklif gelir parasını kazanır. hiç bir şey yapamazsa köyünden peynir getirir onu satar. benim bir tanıdığım konyadan bir şirketle anlaşmıştı pekmez getirip süpermarketlere satıyor ve şu anda 3 tane evi var. maaşını bile çekmiyordur öyle para kazanıyor yani. aklı çalışan adam her şekilde para kazanır."

yukarıda değerli matematik hocamız Ö.F.K. 'nin iş bırakma eylemi ile ilgili yorumunu okudunuz.

bir devlet memurunun ek iş yapmasını gayet normal karşılayan ve bir insanın sadece iyi öğretmen olarak özel okullara girebildiğini burda çok para kazandığını iddia eden hocamızı esefle kınıyoruz. bir devlet memuru hakkını devlet tarafından almalıdır efendim bu iş peynir zeytin satarak özel okullara yanaşarak olacak iş değildir!!!!

sizden gelen haberleri değerlendirmeye devam edeceğiz değerli okurlar bize yazın yayınlayalım..

bizi okumaya devam edin ! iyi bayramlar!

26 Kasım 2009 Perşembe




merhaba arkadaşlar!










sevgili 11Cli arkadaşlarımızın kantinde yapmış olduğu koro gösterisi gözlerimizi doldurdu resmen! müzik adına pek bir kazancımız olamasada kendilerini sevgiyle kucaklıyoruz gazetemiz olarak!










evet arkadaşlar okul tarihinde ilkleri yaşamaya devam ediyoruz.. bildiğiniz gibi bir erkek öğrenci uzun saçla okula giremez bu uzun süredir tartışılan bir konu..



ancak okulumuzda bir ilk gerçekleşti ve bir arkadaşımız saçı kısa diye azarlandı..





sayın idareci zihniyeti bir karar verin artık!!! kısa mı olmalı uzun mu? bizim kafamız çok karıştı gerçekten!

MAGAZİN!

bilmem dikkat ettiniz mi sevgili arkadaşlar bugünler de dalgın yorgun ve hafif sinirli gezen sayın edebiyat öğretmenimiz Ö.İ. durmadan telefonla konuşuyor.. konuşurken gayet mutlu olduğu gözümüzden kaçmayan Ö.İ. bizimle bu konuyu konuşmayı reddediyor.. sayın Ö.İ. mutluluklar dileriz efendim.

bir de söylemeden yapamayacağım masa tenisi oynamak için masa bulamıyoruz burdan öğrencilerden sayın P.K. yi kınıyorum xD

arkadaşlar bugün çok fazla konu vardı elimde ama malum bayramıydı filan derken hiç yazmak istemiyorum.. yakın tarihte yeniden sizlerle olacağım, hepinize iyi bayramlar!!

23 Kasım 2009 Pazartesi

merhaba dostlar merhabalar!


bugün çalda bir sınıf topluca disipline verildi... sayın 11A'daki arkadaşlarımız sizin yanınızdayız her zaman olacağız.
cuma günü okula hiç biri gelmemiş ve topluca okuldan kaçtıkları düşünülmüş.. her birinin ifadesi alınmış...
sayın S.K.'nin idare yönünün baskın olduğu bu günlerde arkadaşlarımızın ifadelerini gayet asabi bir şekilde aldığı iddia ediliyor. sayın S.K. bizimle konuşmayı reddediyor...
arkadaşlarımızın tamamı aklanır umarım...
öğretmenler gününüz kutlu olsun sayın hocalarım....
biraz insaf! sınav stresinden kaçan ve bir günü kendine ayıran arkadaşlarımıza biraz insaf diyerek bugünkü yazımı bitiriyorum....

22 Kasım 2009 Pazar

yazııı

evet sevgili dostlar yeniden merhaba demenin mutluluğundayız.



şimdi ufak bir karşılaştırma yapmak istiyorum size..


gördüğüm iki olayı anlatacağım...



ilki: sayın müdürümüz elinde mavi dosyasıyla gülümseyen haliyle koridorların birinde yürürken karşısına okul kurallarına(!) uymayan bir pantalon giymiş kız öğrenci çıkıyor. müdürümüzün tepkisi:
M:Kızım o pantalon ne öyle kızım?
Ö: Hocam şey...
M: Kızım ben seni düşünüyorum hiç yakışmamış sana bence bir daha giyme onu..
Ö: peki hocam


şimdi ikinci hikaye:


Sayın S.T. elinde bir ingilizce kitabı ve ifadesiz suratıyla merdivenlerden inerken pantalonu okul kurallarına(!!) uymayan bir kız öğrenciyle karşılaşır...


S.T. : ne bu hal kızım!
Ö: hocam şey...
S.T. : hemen odama ara velini gelip doğru düzgün bir şey getirsin
Ö: ama hocam velim çalışıy....
S.T. : ( sözünü keserek) ben anlamam velin geldi geldi o kadar! hemen ODAMAAAAA!!!!!

farkı siz anlayın... sayın S.T. ne istiyorsun bizden derdin ne senin ??????




şimdi de biraz spor haberleri




spor konusunda pek bir şeyler söyleyemiyoruz malesef size sayın okuyucular.. okulda aynı anda hem futbol hem basketbol turnuvası bile düzenleyemeyen bir spor klubümüz var! aynı zamanda okullar arası futbol turnuvalarına katılmayan okulumuzun basketbol takımı da pek iyi durumda değil...





"oglum ne diyonuz lan ? hayır lan seni alamam takıma. ne demek neden lan ? alamam işte senin dersine girmiyorum da ondan.



olmaz oglum lan hem futbol hem basketbol turnuvası yapamam oglum. koşullar uymuyor. olmaz oglum hadi spor paralarını alırım ama hadi oglum hadi işim var hadi."





bir arkadaşımızı sırf dersine girmediği için - üstelik bunu öğrenci değil idare belirler- basketbol takımına almayan ve öğrencilerin taleplerine rağmen futbol ve basketbol turnuvasını aynı anda yapmayı beceremeyen sayın beden hocamız G.Y.nın konuşmalarından bir bölüm okudunuz. başka söze gerek yok sanırım...

"Başım ağrıyor çocuklar bugün ders yapamıycam, çok yorgunum. gözlüğümü gördünüz mü? ( aslında gözünde olan gözlükten bahsediyor), bu soruyu çözemedim çok yorgunum of başımı ağrıttınız ondan yapamıyorum işte, OĞLUUUUMMMM GİR SINIIFIIINNNNAAAAA!!!!, kitabım bu sınıfta mı kalmış? "

sayın G.Y. nin eşi çok sevdiğimiz fizik öğretmenimiz A.Y. nin konuşmalarından bir bölüm okudunuz. yorum bile yapmıyorum..





" efendim. ben. amerikadayken. trafiğe. çok. dikkat. ettim. buradaki. gibi. değil. kesinlikle. araçların. (ortalama 4 dakika 43 saniyelik bir duraksama) yayalara. saygısı. var. ben. özellikle. denedim. bunu. adımımı. attım. yola. baktım. araçlar. duruyor. sonra. geri. çektim. ayağımı. devam. ediyorlar. sonra. yeniden. attım. duruyorlar. burda. olsa. ezerler. adamı. sırf. bunu. kanıtlamak. için. 7. kere. yola. çıktım. geri. döndüm. çıktım. geri. döndüm. tabi. orda. insanlar. paralı. kültürlü. para. önemli. tabi."


efendim yukarıda sevecen, kapitalist, greenpeace hayranı( simdiokulluolduk.blogspot.com'da yazanlardan görüldüğü üzere) bir matematik sorusunu en uzun 92 en kısa 27 dakika çözen matematik hocamız M.O.'nun konuşmalarından bir bölüm okudunuz..


sayın idarecimiz F.K. seni unutmadık hala bunalımda mısın? balıkların nasıl ? doğum günün ne zaman balık alalım sana ? öğretmenler gününde ne balığı alalım sana söyle.

arkadaşlar ve bizi okuyan hocalarımız (tabi varsa),

geçtiğimiz haftalarda gelmeyen öğrenci ve öğretmenlerimiz oldu... bacağını inciten matematik öğretmenimiz Ö.F.K. geçmiş olsun efendim. grip olan öğrencilerimiz geçmiş olsun. unutkan ve dalgın dalgın gezen edebiyat hocamız Ö.İ. bu senede mi tiyatro yapıyorsunuz ? oyun nasıl güzel mi? bize mesaj yollayan arkadaşlarımız size de selam olsun!

neyse hepinizi çok seviyoruz bizi okumaya devam edin!

19 Kasım 2009 Perşembe




merhabalar sevgili dostlar! merhabalar!






bugünkü yazıma gündemden yorumlarla devam etmek istiyorum ancak öğretmenlerimizden daha çok sayın öğrenci arkadaşlarımızdan haberler vereceğim biraz.






yeni şeyler duydum bugün arkadaşlar.




okulumuzu boks ringine çeviren arkadaşlar sözüm size! okul kavga alanı mıdır? ya da kavga etmenin amacı nedir? ya da insanlık nerede başlar kimin yumruğunda biter??





geçen gün birisi birisinin kafasını pisuvara sokmuş öteki diğerini dövmekle tehtid etmiş!





geçtiğimiz günlerden birinde okulumuza uyum sağlayan 9. sınıf arkadaşlarımızdan bir grup kız başka bir grubu sıkıştırmış filan falan ! ooofff yeter!!!



adam akıllı durmanızı rica ediyorum arkadaşlar. gazetemiz olarak her zaman çiçekli güllü sevgi dolu haberler yapmak istiyoruz!



şimdi biraz daha gündeme dönelim...





sayın F.K.'nin bunalımı devam etmekte sanırım.. öğrencileri terslemeyerek ve görevlerini geciktirerek ve de dalgın dalgın dolşarak gezmesi gözümüzden kaçmadı... kendisini balıklarına vermesini bir kez daha tavsiye ediyoruz !






şimdi de sıra biraz magazin bölümünde kızlar ekran başına ! xD




evet kim şık kim rüküş değerli okurlar! çaldaki sevgili hocalarımızı değerlendiriyoruz!

öncelikle haftanın rüküşü S.T. ! kendinize biraz ilgi göstermelisiniz öğrenci avlayarak geçmiyor hayat giymiş olduğunuz kırmızı ceketin içine uyumsuz gömleğinizi ve abartılı rujunuzun yanında dağınık kalan saçlarınızı göze alarak size puanımız 1 !

arkadasında edebiyat hocamız S.C. geliyor. kendine has tarzıyla ve giyimiyle bizden kurtulabileceğini sanıyor ancak kendinize biraz özen göstermelisiniz lütfen ama! yinede biz size 2 puan veriyoruz ve haftanın rüküşü olmaktan kurtarıyoruz!

ve işte şimdi haftanın şıkkı!

her zaman giyimiyle öğrencilerin gözdesi olmuş olan almanca hocamız M.S.'nin bugünde güzeliği üzerince... giymiş olduğu eteğe uydurduğu bluzu ve kendine has saç stiliyle bizden tam puan alıyor ve haftanın güzeli oluyor !

yeniden görüşmek üzere!

bizi takip edin biz sizin sesiniziz biz çalın sesiyiz! maillerinizi bekliyoruz!

18 Kasım 2009 Çarşamba

arkadaşlar tekrar merhaba...

bugün bir çok şey duydum bu blog hakkında... bazısı üzdü bazısı sevindirdi....

arkadaşlar, dostlarım

bu blog sayfasının taklit yetersiz gereksiz olduğunu düşünenler... bu blogu kendim için açmadım bunu anlamış olmalısınız...

birileri uyandı ve bir blog sayfası açtı... yapılabilecek birşeylerin varlığını göstermek için ve şimdi biz devam ediyoruz... tek bir adresten bir şeyler yapabilmek çabası içindeyiz...

zamanla eksikliklerimizi gidereceğiz ve evet fikirleriniz çok önemli... eğer yazılmasını istediğiniz yazılar anılar fotoğraflar varsa facebook üzerinden e-posta atın bize...

tek ricamız sizin olan bir sayfaya karşı olan tutumdur...

öğrencilerin artık koyun olmadığını ve kişilerin hukuktan üstün olmadığını göstermek amacıyla açılan bir blog sayfasındasınız...

başka söze gerek yok...

yeni bir yazı ekleme gereği duymuyoruz...

gündemden gelişmelerle tekrar sizinle olacağız..

14 Kasım 2009 Cumartesi

ÇALdan röportajlar













Yeniden merhaba genç dostlar! cem karaca'nın da dediği gibi mehaba gençler ve daima genç kalanlar!


simdiokulluolduk.blogspot.com bir kaç çalışma yapan bir arkadaşım vardı daha önceden. hepiniz bilirsiniz zaten. o arkadaşımız henüz yemek yapamadıklarını iddia eden bir kaç sayın öğretmenimiz için yemek tarifleriyle bizi aydınlatmaya karar verdi.


bizde boşalan bu işi dolduralım hemen dedik!

biz muhabir gençler okula adımımızı atar atmaz bizi kapıda kendine güvenlik diyen bir insan karşıladı. bizimle konuşmayı reddediyordu şaşırdık. daha önce böyle bir sorun olmamıştı oysaki....içeriye girmemize izin verdi ve biz hemen ilk yakaladığımız öğretmenle röportaj yapmaya karar verdik, ancak bizimle konuşmadan hemen uzaklaştı! noluyordu burda böyle?
hemen bir öğrenciyi yakaladık ve sorduk noluyor burda neden kimseyle konuşamıyoruz diye. bizi kimsenin göremediği bir yerde şunları fısıldadı:


" idareci insanlar bundan önceki yazılardan dolayı röportaj verilmesini yasakladı. artık hiçbir öğretmenle konuşamazsınız üzerlerinde bir baskı var. gitmem gerekiyor buraya doğru gelenler var."

sonra gitti...

anlamıştık olayı kimse bizimle röportaj vermeyecekti... ama biz aldığımız bu görevi yapmaya kararlıydık.... işimiz zordu doğrusu...


artık kendi ağzımızdan yazacak ve eleştiricektik! artık ÖZGÜRdük! bundan böyle yazılarımızı biz size hazırlayacağız.. gündemdeki haberleri belirli aralıklarla biz vermeye çalışacağız...



saygılarımızla sevgili dostlar.



16.11.2009



herşey yolunda gidiyor gibi...





öğrendiğimiz üzere haftasonu içinde öğrencilerin ve öğretmenlerin bulunduğu bir grup operaya (AİDA) gitmişler.




kültürel bir etkinliğin okulda olması gayet hoş bir durum. öğrendiğimize göre bir çok öğrenci aralarda sıkılıp kaçmış ya da uyumuş... bu duruma S.C. isimli edebiyat öğretmeni şuna benzer bir yorum yapmış:



" Her şeye blog açıyorlar AİDAyada açsınlar"
evet sayın S.C. biz her şeye blog açıyoruz.

koymuş olduğumuz bu linkteki adreside sizin için hazırladık.



biz gündemimize dönelim... aynı gün içerisinde öğrencilerin kimya ortak sınavı gerçekleşti. S.T. ve ekibi bu durumu öğrenci avı gibi değerlendirip koridorlarda nöbet tuttular.

aldığımız yeni bir habere göre bir grup öğrenci almanyaya gidecekmiş. bu durumu gerçekleştiren Almanca öğretmenlerinden H.H. yoğun bir çabayla pano hazırlama telaşındayken kendisini yakaladık. yanında iki öğrenci ve N.Y. ile son iki derste bir şeyler hazırlama ve okula katkıda bulunmaya çalışan bu grubu pek umursamayan ve işlerini aksatmaya çalışan F.K.nin üzüntülü hali gözümüze çarpmadı değil.



Bu yaşında hala bir şeyler yapmaya çalışan H.H.yi bir yukarı bir aşağı indirerek (üstelik telefonun icadından bu kadar süre sonra, telefonla halledebileceği bir iş için) gayet yorarak antreman yapmasını sağlamıştır.




insanlar bazen insafsız olabiliyorlar. kendisiyle konuşmamızı reddeden F.K. biz odasına girince bizi görmezden geldi ve balıklarını izleyerek huzur aradı...


bugünü pek de önemli bir olay olmadan kapatmış bulunuyoruz. yeni bir günde sizinle olacağız sevgili okurlar..



17.11.2009



Yağmurlu bir salı gününde sizlerle buluşmanın mutluluğu içindeyiz sevgili okurlar. bugün gayet hızlı başladı..


ilk derslerden birinde sayın S.T.nin odasına giden genç bir arkadaşımız tebeşir istemek amacıyla "ceketsiz" gittiğini öğrendik. söylenenlere göre sayın S.T. "ceketsiz, ve kolların kıvrılmış durumda HAMAL gibisin ben sana tebeşir vermem " demiştir. kendilerini burdan kınıyor ve soruyoruz acaba evini taşırken adam yerine koymadığı hamallık mesleğine ihtiyaç duyduğunda napacak??


hamal olmak bir suç ya da utanılacak bir şey midir? işçi hakları diye bir şey vardır! kendisini esefle kınıyoruz ve Türkiye Hamallar Derneğine şikayet ediyoruz ...

aaa hemencecik cevabu geldi THD'den bakınız aşağıdaki resmi göndermişler xD





efendim S.T.nin bir öğrenciye "asi" dediği haberi kulağımıza çalındı... amaaan tanrım ilber ortaylı burda sayın okucuyular! bize tarihten kesitler sunmak için burda olduğunu belirtti ve hemen konuyla ilgili yorumlarını yapmaya başladı!



" efendim öncelikle merhabalar. tabikide Bab-ı Ali'de böyle sorunlar çok olmuştur. insanlara çok fazla asi denmiştir. ancak ben size başka bir hikaye anlatmak istiyorum tabiki de müsadenizle.

efendim meclisin ilk günlerinden bir gün ki hala savaş durumdayız, hoca olan bir mebus Mustafa Kemal'e gelip " Paşam bizim hakkımızda asi diyorlarmış, ne demektir bu asi?" diye sorar... Mustafa Kemal Paşa

"Asi ADAM OLMAK demektir hocam" diye cevap verir. efendim bize söyleyecek başka söz kalmadı..

teşekkürler sayın ortaylı...

bugünlükte yazımızın sonuna geldik. biz hala burdayız. yakında görüşmek üzere dostlar!