24 Aralık 2009 Perşembe
16 Aralık 2009 Çarşamba
gelen bir e-postaya yer veriyorum değerli arkadaşlar...
bir arkadaşımız sayın S.T.ye " hocam M. hoca yok mu?" demiş ve S.T. müdür bey demek istedin herhalde diye karşılık vermiş bunun üzerinde öğrenci "evet hocam M. hoca ?" diye karşılık verince S.T. " M. hoca tabiri camide kullanılır burası okul" demiş..
sayın S.T. bir dizi karakterinin zamanında "hoca camide" sloganıyla ünlendiğini hepimiz hatırlıyoruz. bir kaç fark var tabi ordaki öğretmen karakteri herkes tarafından sevilirdi oysa siz sevilmiyorsunuz !
ha ayrıca bakın ben ne buldum?
TDK'nin sitesine giriniz ve "hoca" sözcüğünü aratınız. ben arattım ve karşıma bir çok anlamı çıktı. bunlardan bir tanesi "Öğretmen" bir diğeri ise "Akıl öğreten, öğüt veren kimse"...
yani anlayacağınız HOCA OKULDA! değil mi HOCAM???
11 Aralık 2009 Cuma


9 Aralık 2009 Çarşamba

hepinizin bildiği üzere okulumuzda bir kaç arkadaşımızın başlatmış olduğu kantin boykotu devam etmektedir.
bu duruma destek veren bir çok arkadaşımız var. öncelikle onlara teşekkür ediyorum.
efendim bir arkadaşımızın söylediğine göre bugün değerli ingilizce öğretmenimiz A.T. 9.sınıflara girdiği dersinde bu boykot olayına katılmalarını istemediğini söylemiş. sebep olarak ise arkadaşlarımızın henüz daha çok "küçük" olduğunu belirtmiş.
sayın A.T. bizi iyi dinleyiniz! insanları yaşları değil kişilikleri belirler ve her insan gayet açık bir şekilde istediği davranışı sergileyebilir. grupta bir arkadaşımızında dediği gibi "kantinden alışveriş yapmak ne kadar hakkımızsa, yapmamakta o kadar hakkımızdır!" ve siz yapmış olduğumuz bu eylemi engellemeye kalkarsanız karşınızda bizi yani öğrencileri bulursunuz!
aklıma takılan bir noktada şu..
biz öğrencilerin dışardan sipariş vermelerinin yasaklandığını iddia eden arkadaşlarımız var. eğer bu iddianın gerçekliği varsa hergün öğretmenler odasına gelen siparişler ne olacak? ve değerli idareci zihniyeti bizim nerden yemek yeyip yiyemeyeciğimize siz hangi hakla karışabilirsiniz? kantine muhtaç değiliz ve olmayacağız da!
boykot tüm hızıyla devam etmektedir!!!
8 Aralık 2009 Salı
6 Aralık 2009 Pazar

şimdi size gelen bir e-postayı yansıtmak istiyorum. değerli arkadaşım uygun bir dille yazar mısın demiş tabiki de senin yazında gayet uygundu ancak isimleri ve senin kimliğini sansürlemem gerek bu yüzden kendi ifadelerimde arkadaşımızın bize yolladığı anısını anlatacağım size..
sayın matematik hocamız M.O. dersin bitimine kaç dakika kaldığını öğrenmek amacıyla ( ki zaten bir eziyet olan dersin bir an önce bitmesini istemesi gayet normal) telefonunun saatine bakmış ve bunun üzerine arkadaşımızın telefonunu alan sayın M.O. telefonu değerli başmuavinimiz S.T. ye götürmüş. sayın S.T. "velin geldi geldi gelmedi telefonu unut" tarzında bir cevap veren arkadaşımızın şehir dışındaki velisinin gelme olsalığı zayıf olduğu için bir arkadaşından rica etmiş ve arkadaşının annesi okula gelip sayın S.T.den telefonu rica etmiş. buraya kadar herşey olağan duruyor değil mi? ya burdan sonra mı? sayın velimiz ağzından yanlışlıkla "telefonu kaptırmak" kelimisini kaçırmış ve bunun üzerine EGOİST hocamız bir öğrenciyi azarlarcasına velimizi azarlamaya kalkmış. bu ne demektir biliyor musunuz arkadaşlar? okulumuz bir nazi kampına çevrilmeye çalışılıyor demektir!!!
sayın S.T. ya haddinizi biliniz ve bir veliye nasıl davranılması gerektiğini öğreniniz ya da biz öğrenciler size haddinizi bildirelim!!
bu kadarı çok fazla artık! şunu anlayınız ki bir öğrenci sizin emir kulunuz değildir! okuldaki hataları düzeltmekten başlayın öncelikle!
hata mı ne hatası dediğinizi duyar gibiyim...
mesela perşembe ve cuma günü günün en soğuk saatinde yani giriş ve ilk ders saatinde yanmayan peteklerin neden daha sonra yandığını ( gün ısınmaya başladıktan sonra) , kantin fiyatlarının diğer okullarla kıyaslandığından neden ortalama 2 kat fark oluştuğunu bize açıklayınız!
öğrencilerin asabını bozmayınız ! öğretmenler öğretmek öğrenciler öğrenmek için bu okuldadır farklı amaçlara sapıtan herkes ( öğrenci ya da öğretmen farketmeden) hedefimiz haline gelecektir!
bizden uyarması...
bize yazmaya ve bizi okumaya devam edin !
5 Aralık 2009 Cumartesi


arkadaşlar hatırlıyor musunuz bilmem kantinimizin lezzetli bir şeyler yaptığı günleri, köftelerin plastik tadı vermediği sandviçlerin içindeki patateslerin daha leziz olduğu, ürünlerin daha temiz ve daha ucuz olduğu günleri...
kantinimizde bu sene içinde bir çok değişiklik oldu ve biz öğrenciler bundan memnun değiliz! üstelik dışarı çıkmamız yasak! hiç dikkat ettiniz mi kapıya bir güvenlik görevlisi dikilip dışarıya çıkışların engellenmesi daha da sertleştikten sonra zaten artmış olan kantin fiyatlarıyla birlikte lezzetinde bozulması ne kadar ilginç değil mi sevgili dostlar?
bir arkadaşım bu durumdan şikayetçi olarak bana e-posta yollamış ve birşeyler yazmamı istemiş. bu arkadaşımız bir grubun sözcüsü olarak bana ulaşmış ve bir karar almışlar ve bende bu kararlarını destekliyorum.
SEVGİLİ ARKADAŞLAR KANTİNİ BOYKOT EDİYORUZ!
desteklerinizle daha uygun lezzetlerle daha uygun fiaytlara ulaşmış bir kantine ulaşmadan kantinden alışveriş yapmayı reddediyoruz! desteklerinizle amacımıza ulaşabiliriz ancak!
bugünlük yazımıza son veriyoruz!
bize yazmaya devam edin!
2 Aralık 2009 Çarşamba

facebook üzerinde okulumuzdan üç arkadaşımızın açmış olduğu Kemalist Gençlik adlı grubu inceleme fırsatı buldum değerli arkadaşlar. grup gerçekten amacı olan bir gruba benziyor. okuldan katılımın az olması beni üzmedi diyemem gerçekten. hala uyumayan her şeyi sindiremeyen ve başkaldırmasını bilen arkadaşlarımızın olması onur verici bir şey!
devam edin sevgili dostlar!


sayın F.K. seni unuttun sanma. balıkların nasıl? çıktın mı bunalımdan? geçtiğimiz günlerden birinde bir öğrenciyi azarlıyordun, formuna kavuşuyoruz yeniden yavaş yavaş.. ee ne diyelim maşallah efendim!
11.sınıflardan bir iki arkadaşım trafik dersinin gereksizliğinden yakınıyordu..
"öğrencilerin dersi anlattığı ve kalan öğrencilerin dinlemediği bir dersin varlığı neden önemlidir acaba?? " şeklinde konuşan değerli 11. sınıf arkadaşlarımıza Allah sabır versin efendim.
yazılarınızı bekliyorum dedikçe inadına hiç bir yazı gelmiyor! değerli arkadaşlarım ve sevgili hocalarım burada yayınlanmasını istediğiniz yazıları bana yollayın isminizi belirtmeden yazınızı yazacağım.
bugünlükte yazıma son veriyorum yeniden görüşmek üzere!
29 Kasım 2009 Pazar

bildiğiniz üzere çarşamba günü memurlar tarafından iş bırakma eylemi yapıldı. değerli öğretmenlerimiz haklarını aramak üzere yürüdüler..
"bir öğretmen gerçekten iyi bir öğretmense zaten kazanır parasını. devlet iyi öğretmenleri değerlendirir. ya da özel okullar iyi öğretmenlere çuvalla para veriyorlar, iyi bir öğretmense oradan teklif gelir parasını kazanır. hiç bir şey yapamazsa köyünden peynir getirir onu satar. benim bir tanıdığım konyadan bir şirketle anlaşmıştı pekmez getirip süpermarketlere satıyor ve şu anda 3 tane evi var. maaşını bile çekmiyordur öyle para kazanıyor yani. aklı çalışan adam her şekilde para kazanır."
yukarıda değerli matematik hocamız Ö.F.K. 'nin iş bırakma eylemi ile ilgili yorumunu okudunuz.
bir devlet memurunun ek iş yapmasını gayet normal karşılayan ve bir insanın sadece iyi öğretmen olarak özel okullara girebildiğini burda çok para kazandığını iddia eden hocamızı esefle kınıyoruz. bir devlet memuru hakkını devlet tarafından almalıdır efendim bu iş peynir zeytin satarak özel okullara yanaşarak olacak iş değildir!!!!
sizden gelen haberleri değerlendirmeye devam edeceğiz değerli okurlar bize yazın yayınlayalım..
bizi okumaya devam edin ! iyi bayramlar!
26 Kasım 2009 Perşembe

sevgili 11Cli arkadaşlarımızın kantinde yapmış olduğu koro gösterisi gözlerimizi doldurdu resmen! müzik adına pek bir kazancımız olamasada kendilerini sevgiyle kucaklıyoruz gazetemiz olarak!

evet arkadaşlar okul tarihinde ilkleri yaşamaya devam ediyoruz.. bildiğiniz gibi bir erkek öğrenci uzun saçla okula giremez bu uzun süredir tartışılan bir konu..
ancak okulumuzda bir ilk gerçekleşti ve bir arkadaşımız saçı kısa diye azarlandı..
sayın idareci zihniyeti bir karar verin artık!!! kısa mı olmalı uzun mu? bizim kafamız çok karıştı gerçekten!
MAGAZİN!

bilmem dikkat ettiniz mi sevgili arkadaşlar bugünler de dalgın yorgun ve hafif sinirli gezen sayın edebiyat öğretmenimiz Ö.İ. durmadan telefonla konuşuyor.. konuşurken gayet mutlu olduğu gözümüzden kaçmayan Ö.İ. bizimle bu konuyu konuşmayı reddediyor.. sayın Ö.İ. mutluluklar dileriz efendim.
bir de söylemeden yapamayacağım masa tenisi oynamak için masa bulamıyoruz burdan öğrencilerden sayın P.K. yi kınıyorum xD
arkadaşlar bugün çok fazla konu vardı elimde ama malum bayramıydı filan derken hiç yazmak istemiyorum.. yakın tarihte yeniden sizlerle olacağım, hepinize iyi bayramlar!!
23 Kasım 2009 Pazartesi

22 Kasım 2009 Pazar
yazııı

spor konusunda pek bir şeyler söyleyemiyoruz malesef size sayın okuyucular.. okulda aynı anda hem futbol hem basketbol turnuvası bile düzenleyemeyen bir spor klubümüz var! aynı zamanda okullar arası futbol turnuvalarına katılmayan okulumuzun basketbol takımı da pek iyi durumda değil...
"oglum ne diyonuz lan ? hayır lan seni alamam takıma. ne demek neden lan ? alamam işte senin dersine girmiyorum da ondan.
olmaz oglum lan hem futbol hem basketbol turnuvası yapamam oglum. koşullar uymuyor. olmaz oglum hadi spor paralarını alırım ama hadi oglum hadi işim var hadi."
bir arkadaşımızı sırf dersine girmediği için - üstelik bunu öğrenci değil idare belirler- basketbol takımına almayan ve öğrencilerin taleplerine rağmen futbol ve basketbol turnuvasını aynı anda yapmayı beceremeyen sayın beden hocamız G.Y.nın konuşmalarından bir bölüm okudunuz. başka söze gerek yok sanırım...
"Başım ağrıyor çocuklar bugün ders yapamıycam, çok yorgunum. gözlüğümü gördünüz mü? ( aslında gözünde olan gözlükten bahsediyor), bu soruyu çözemedim çok yorgunum of başımı ağrıttınız ondan yapamıyorum işte, OĞLUUUUMMMM GİR SINIIFIIINNNNAAAAA!!!!, kitabım bu sınıfta mı kalmış? "
sayın G.Y. nin eşi çok sevdiğimiz fizik öğretmenimiz A.Y. nin konuşmalarından bir bölüm okudunuz. yorum bile yapmıyorum..

" efendim. ben. amerikadayken. trafiğe. çok. dikkat. ettim. buradaki. gibi. değil. kesinlikle. araçların. (ortalama 4 dakika 43 saniyelik bir duraksama) yayalara. saygısı. var. ben. özellikle. denedim. bunu. adımımı. attım. yola. baktım. araçlar. duruyor. sonra. geri. çektim. ayağımı. devam. ediyorlar. sonra. yeniden. attım. duruyorlar. burda. olsa. ezerler. adamı. sırf. bunu. kanıtlamak. için. 7. kere. yola. çıktım. geri. döndüm. çıktım. geri. döndüm. tabi. orda. insanlar. paralı. kültürlü. para. önemli. tabi."
efendim yukarıda sevecen, kapitalist, greenpeace hayranı( simdiokulluolduk.blogspot.com'da yazanlardan görüldüğü üzere) bir matematik sorusunu en uzun 92 en kısa 27 dakika çözen matematik hocamız M.O.'nun konuşmalarından bir bölüm okudunuz..

sayın idarecimiz F.K. seni unutmadık hala bunalımda mısın? balıkların nasıl ? doğum günün ne zaman balık alalım sana ? öğretmenler gününde ne balığı alalım sana söyle.
arkadaşlar ve bizi okuyan hocalarımız (tabi varsa),
geçtiğimiz haftalarda gelmeyen öğrenci ve öğretmenlerimiz oldu... bacağını inciten matematik öğretmenimiz Ö.F.K. geçmiş olsun efendim. grip olan öğrencilerimiz geçmiş olsun. unutkan ve dalgın dalgın gezen edebiyat hocamız Ö.İ. bu senede mi tiyatro yapıyorsunuz ? oyun nasıl güzel mi? bize mesaj yollayan arkadaşlarımız size de selam olsun!
neyse hepinizi çok seviyoruz bizi okumaya devam edin!
19 Kasım 2009 Perşembe

okulumuzu boks ringine çeviren arkadaşlar sözüm size! okul kavga alanı mıdır? ya da kavga etmenin amacı nedir? ya da insanlık nerede başlar kimin yumruğunda biter??
geçen gün birisi birisinin kafasını pisuvara sokmuş öteki diğerini dövmekle tehtid etmiş!
geçtiğimiz günlerden birinde okulumuza uyum sağlayan 9. sınıf arkadaşlarımızdan bir grup kız başka bir grubu sıkıştırmış filan falan ! ooofff yeter!!!
adam akıllı durmanızı rica ediyorum arkadaşlar. gazetemiz olarak her zaman çiçekli güllü sevgi dolu haberler yapmak istiyoruz!
şimdi biraz daha gündeme dönelim...
sayın F.K.'nin bunalımı devam etmekte sanırım.. öğrencileri terslemeyerek ve görevlerini geciktirerek ve de dalgın dalgın dolşarak gezmesi gözümüzden kaçmadı... kendisini balıklarına vermesini bir kez daha tavsiye ediyoruz !
şimdi de sıra biraz magazin bölümünde kızlar ekran başına ! xD

evet kim şık kim rüküş değerli okurlar! çaldaki sevgili hocalarımızı değerlendiriyoruz!
öncelikle haftanın rüküşü S.T. ! kendinize biraz ilgi göstermelisiniz öğrenci avlayarak geçmiyor hayat giymiş olduğunuz kırmızı ceketin içine uyumsuz gömleğinizi ve abartılı rujunuzun yanında dağınık kalan saçlarınızı göze alarak size puanımız 1 !
arkadasında edebiyat hocamız S.C. geliyor. kendine has tarzıyla ve giyimiyle bizden kurtulabileceğini sanıyor ancak kendinize biraz özen göstermelisiniz lütfen ama! yinede biz size 2 puan veriyoruz ve haftanın rüküşü olmaktan kurtarıyoruz!
ve işte şimdi haftanın şıkkı!
her zaman giyimiyle öğrencilerin gözdesi olmuş olan almanca hocamız M.S.'nin bugünde güzeliği üzerince... giymiş olduğu eteğe uydurduğu bluzu ve kendine has saç stiliyle bizden tam puan alıyor ve haftanın güzeli oluyor !
yeniden görüşmek üzere!
bizi takip edin biz sizin sesiniziz biz çalın sesiyiz! maillerinizi bekliyoruz!
18 Kasım 2009 Çarşamba
bugün bir çok şey duydum bu blog hakkında... bazısı üzdü bazısı sevindirdi....
arkadaşlar, dostlarım
bu blog sayfasının taklit yetersiz gereksiz olduğunu düşünenler... bu blogu kendim için açmadım bunu anlamış olmalısınız...
birileri uyandı ve bir blog sayfası açtı... yapılabilecek birşeylerin varlığını göstermek için ve şimdi biz devam ediyoruz... tek bir adresten bir şeyler yapabilmek çabası içindeyiz...
zamanla eksikliklerimizi gidereceğiz ve evet fikirleriniz çok önemli... eğer yazılmasını istediğiniz yazılar anılar fotoğraflar varsa facebook üzerinden e-posta atın bize...
tek ricamız sizin olan bir sayfaya karşı olan tutumdur...
öğrencilerin artık koyun olmadığını ve kişilerin hukuktan üstün olmadığını göstermek amacıyla açılan bir blog sayfasındasınız...
başka söze gerek yok...
yeni bir yazı ekleme gereği duymuyoruz...
gündemden gelişmelerle tekrar sizinle olacağız..
14 Kasım 2009 Cumartesi
ÇALdan röportajlar

artık kendi ağzımızdan yazacak ve eleştiricektik! artık ÖZGÜRdük! bundan böyle yazılarımızı biz size hazırlayacağız.. gündemdeki haberleri belirli aralıklarla biz vermeye çalışacağız...
saygılarımızla sevgili dostlar.
16.11.2009



efendim S.T.nin bir öğrenciye "asi" dediği haberi kulağımıza çalındı... amaaan tanrım ilber ortaylı burda sayın okucuyular! bize tarihten kesitler sunmak için burda olduğunu belirtti ve hemen konuyla ilgili yorumlarını yapmaya başladı!
" efendim öncelikle merhabalar. tabikide Bab-ı Ali'de böyle sorunlar çok olmuştur. insanlara çok fazla asi denmiştir. ancak ben size başka bir hikaye anlatmak istiyorum tabiki de müsadenizle.
efendim meclisin ilk günlerinden bir gün ki hala savaş durumdayız, hoca olan bir mebus Mustafa Kemal'e gelip " Paşam bizim hakkımızda asi diyorlarmış, ne demektir bu asi?" diye sorar... Mustafa Kemal Paşa
"Asi ADAM OLMAK demektir hocam" diye cevap verir. efendim bize söyleyecek başka söz kalmadı..
teşekkürler sayın ortaylı...
bugünlükte yazımızın sonuna geldik. biz hala burdayız. yakında görüşmek üzere dostlar!

